| Ana Sayfa
Sigorta Tarihce
Online Fiyat
Yeni Urunler
Bize Ulasin
Sigorta Linkleri
ENGLISH
|
Turkiye'de Sigortacilik
Avrupa' daki sigorta konusunda kaydedilen onemli gelismelere karsin, Osmanli toplumunun sosyal ozellikleri, dini ortam, mali duzen, buradaki gelisimi engelliyordu. 19. yy'in ikinci yarisinda meydana gelen yanginlar ve bunlarin sonucunda ugranilan buyuk hasarlar, sigorta hakkindaki olumsuz dusunceler uzerinde az da olsa etki yapti ve sigortanin dogmasina neden oldu. Ozellikle 1870 yazinda Beyoglu'ndaki yanginda ( Buyuk Pera Yangini ) Cok sayida isyeri, ev, cami ve kilisenin yanmasi, bu bolgede de daha cok yabanci ve yabancilarla iliskide olan zenginlerin oturmasi sigortanin gelisme surecini hizlandirdi.
1872 yilinda Ingiliz sigorta Sirketleri, actiklari temsilciliklerle Turkiye de ilk sigortacilik faaliyetlerini baslattilar. Ingilizlerden sonra Fransizlar da Turkiye ye ilgi gosterdiler ve 1878 yilinda ilk Fransiz Sirketi faaliyetlerine basladi. Bundan sonra Alman, Italyan, Isvicre gibi yabanci Ulkelerin sigorta sirketlerinin calismalari ile sigortacilik genislemeye basladi. Bu sirketler duyulan gereksinimi karsilamakla beraber, o tarihlerde sigorta sirketlerinin kurulusunu ve sigorta faaliyetini duzenleyen devlet denetimini ongoren kanunlarin, hatta bu konuya deginen bir hukmun dahi bulunmayisi nedeniyle tamamen denetimsiz bir bicimde calisiyorlar, diledikleri gibi hareket edip, merkezlerinden aldiklari talimatlarla islem yapiyorlardi. Policelerini ingilizce veya Fransizca duzenliyorlar, anlasmazlik durumunda da dava mercii olarak Londra mahkemelerini veya ilgili sirket merkezinin bulundugu yerel mahkemeleri gosteriyorlardi. Diledikleri zaman sigorta policelerini iptal ediyorlardi.
Boylece hukuki mevzuat ve denetimden yoksun, tamamen yabancilara ozgu bir calisma alaninda ilk yillar sigorta sirketleri adlarini duyurmak, sigorta dusuncesinin yayilmasini saglayarak portffoylerini genisletmek amaciyla vaatlerini yerine getirip, hasar odemede durust davrandilar. Ancak zaman gectikce, sigortacilarin istedikleri gibi calismalari ve Kapitilasyonlarin kendilerine sagladiklari genis olanaklari kullanabilmeleri, bu sirketlere Turkiye'de kolaylikla cok para kazanabilecegi izlenimini verdi. Bu durum, kisa zamanda cok fazla sigorta sirketinin calimasina, sigorta ahlakinin bozulmasina, haksiz rekabet ve ekspertiz suistimallerine yol acti. Durust tuccarlar bundan olumsuz yonde etkilenmelerine ragmen hicbir denetim olmayisi yuzunden sigorta Sirketleri uzun sure en normal yangin hasarlarini bile odemekten kacinip, sigortalilarin hak ve hukukunu hice sayan bir bicimde davranmayi surdurduler
Bu ortam icinde 1893 yilinda Osmanli Umum Sigorta Sirketi ilk yerli sigorta Sirketi olarak calismaya basladi. Bunu izleyen yillarda sigortaciligin duzene sokulabilmesi icin yabanci sirketler arasinda birlikte hareket etme egilimi belirdi. 12 Temmuz 1900 tarihinde 43 tanesi yabanci olmak uzere 44 sigorta sirketi biraraya gelerek sabit bir yangin tarifesi belirlediler. Bu Turkiye deki ilk tarifeydi.
Tarife ile birlikte, Yangin Sigorta Sirketleri nin Sendikasi adinda bir orgutun olusturulmasi ve surekli bir denetim kurulunun bulunmasi karari alindi. Londra da bulunan Fire Office Committee nin emirleriyle calismalari yuruten sendika tarafindan, yanginlara zamaninda yetiserek buyumesini onlemek, yanginin nedenlerini arastirmak uzere Fasman adli bir orgut kuruldu. Denetim mekanizmasi gelistirildi.
Sendikanin bu olumlu asamalarina ragmen sirketlerin tamami sendikaya girmediler ve haksiz rekabet yapmaya, alinan kararlarin tersine davranmaya devam ettiler. 1908 ve 1914 yillarinda kanunlarda yapilan degisiklerle yabanci sirketler kontrol altina alinmaya calisildi.1914 yilindaki kanunla yabanci sirketler teminat gostermeye ve vergi vermeye zorunlu tutuldular. Sendikanin adi ise Turkiye de calisan Sigorta Sirketleri olarak degistirildi. Bu yeniliklerle yabanci sirketler Turkler ile ortaklik kurma yoluna gittiler.
Boylece Cumhuriyetin ilanina kadar tumu yerli sermaye ve teknisyenlerle isletilen bir sigorta kurulusu bulunmadigi gorulmektedir.
Cumhuriyetin ilaniyla birlikte sigorta alaninda gerek yasal, gerekse kurumlasma acisindan buyuk adimlar atildi. 1924 yilinda Tarifeyi kullanma zorunlulugu getiren yasa ile, policelerin Ingilizce ve Fransizca duzenlenmesine son verildi ve ayni yil Sigortacilar Kulubu kuruldu. 1927 yilinda Sigortaciligin ve Sigorta sirketlerinin Teftisi ve Murakabesi hakkindaki kanun yururluge girdi. Yerli ve yabanci sigorta sirketlerinin denetlenmesi, amaci tasiyan bu kanunun kabulu ile sigortacilik gelismeye, yerli sermaye ile kurulan sirketlerin sayi artmaya basladi. Bunu izleyen iki yil boyunca gerekli hazirlik ve incelemelerin yapilmasi sonucu isletme hakkinin T. Is Bankasi na ait olacagi bir anonim sirket kurulmasina karar verildi. Boylece 1929 yilinda Milli Reasurans T.A.S faaliyete gecti. Bu tarihten itibaren Turkiye' de reasurans tekeli basladi ve ulkedeki yerli - yabanci butun sigorta sirketleri topladiklari primlerin bir kismi Milli Reasurans a devretmeye zorunlu tutuldu. Hemen hemen dunyada kurulan ilk reasurans tekeli olan Milli Re. once cesitli tepkiler gorduyse de suistimalleri onlemek, haksiz rekabetin kalkmasini ve odemelerin zamaninda yapilmasini saglamak gibi yanlariyla Turk sigortaciliginin gelismesinde olumlu rol oynadi, halkin sigortaya olan guvenini arttirdi.
Bu gelismelerin paralelinde 1939 yilinda sigorta sirketleri Ticaret Bakanligina baglandi. Sigorta sektorunu ciddi bir bicimde ele alan 7397 sayili Sigorta Murakabe Kanunu ise 1959 yilinda yururluge girdi. 1987 yilinda yururluge giren 3379 sayili yasa ile 7397 sayili yasada, yasal alandaki bosluklari doldurmak, sigorta sirketlerini mali yonden gelistirmek ve sigorta aracilarinin durumunu yeniden duzenlemek amaciyla onemli ve koklu degisiklikler yapildi. Bu kanun, sigorta ile ilgili organlar ve faaliyetlerini duzenleyen yonetmelikler . Sigorta sirketleri Hazine ve Dis Ticaret Mustesarligina baglanarak mali yapinin bir parcasi olarak kabul edildiler. 1 Mayis 1990 tarihinden itibaren Kaza Sigortalari ( zorunlu sigortalar haric ), Muhendislik Sigortalari ile Zirai Sigortalarda; 1 Ekim 1990 tarihinden itibaren de Yangin ve Nakliyat sigortalarinda da Serbest Tarife Sistemine gecildi.
Zaman icerisinde yeni kurulan sigorta sirketlerinin sayisi artarken, sigorta taleplerinin ayni olcude artmamasi ayrica prim tahsilatinda yasanan sorunlar dolayisiyla, 1993 yilindan itibaren cikarilan Kanun Hukmunde Kararnameler ile 7397 sayili Kanunda birtakim duzenlemelere gidilmesi ihtiyaci duyuldu. 1 Ocak 1995 tarihinden itibaren sigorta primlerinin tahsili sorununa cozum getirilmesi amaciyla, primlerin acente cari hesaplari uzerinden takibi sistemi yururlukten kaldirilarak, police bazinda takip sistemi uygulamaya konuldu.
|
|
|
Dunya'da Sigortacilik
Dunyada sigortacilik'a benzer ilk uygulamalara gunumuzden yaklasik 4000 yil once Babiller de rastlanmaktadir. Zamanin ticaret merkezi durumundaki Babil'de, kervan tuccarlarina borc veren sermayedarlar, kervanlarin soyulmasi veya fidye isteme durumuyla karsilasmalari halinde tuccarların borclarini silmekte, buna karsilik borcu tuccarlardan geri aldiklari zaman, tasidiklari riskin karsiligi olarak ana borc miktari uzerinden bir miktar para almaktaydilar.
Bu olay daha sonra Kral Hammurabi tarafindan yasallastirildi. Hammurabi Kanunlarinin en buyuk ozelligi haydutlarin saldirisina ugrayan kervanlarin zararlarinin butun diger kervanlar arasinda paylasilmasinin ongorulmesiydi. Bu, tehlike paylasmasinin kara tasimaciligindaki ilk ornegidir.
M.O. 600 yillarinda Hindular sigorta ozelligi tasiyan kredi anlasmalari yapmaya basladilar. Basit icerikli bu anlasmalar, toplumlardaki sigorta dusuncesini gelistirerek sigortacilikta ilk adimlari ortaya koymasi bakimindan onem tasimaktadir. Bu tur kredi anlasmalari ortacagda da geliserek deniz oduncu ve nakliyat sigortalarin temelini olusturmuslardir.
Sonralari sigortaya daha yakin uygulamalar ozellikle deniz ticaretinin gelistigi yerlerde gorulmektedir. Ilk denizci uluslardan Kartacalilar, Romalilar, Yunanlilar arasinda, geminin tasidigi yuk uzerine borc verip geminin limana varamamasi riskini tasiyan ve gemi salimen limana dondugunde, hem verdigi borc miktarini , hem de tsidigi riziko karsiliginda faiz niteliginde onemli pay alanlar bulunmaktaydi. Alinan bu faizlerin yuksekligi Kilise tarafindan hos gorulmeyip, bir sure sonra da yasaklandi. Buyuk olasilikla bu yasak, olabilecek tehlikelere karsi onceden bir prim alma bicimine, dolayisiyla da sigorta fikrinin dogmasina yol acti.
Prim esasli sigorta yaklasik M.S. 1250 yillarinda Venedik, Floransa ve Cenova Sehirlerinde goruldu. Gene de bugunku anlamda sigortadan soz edilebilmesi icin 14. yy i beklemek gerekti. Ekonomik kosullarin degismesi ile ticaret, 14. yydan baslayarak cok onemli gelismeler gosterdi. O devirde deniz ticaretinde en ileride bulunan Italya da sigortaya gereksinim duyuldu ve deniz sigortasi kavrami da ilk defa burada ortaya cikti. Ilk sigorta policesi olarak kabul edilen mukavele 23 Ekim 1347 tarihini tasimaktaydi ve Italya nin Cenova Limanindan Mayorka ya Santa Clara adli geminin yukunu temin etmek amaciyla duzenlendi.Ilk sigorta sirketi de 1424 yilinda, yine Cenova sehrinde kuruldu. Sigorta konusunda ilk kanuni mevzuat ise 1435 yilinda yayinlanan Barselona Fermaniydi. Italya daki baslangictan sonra, deniz sigortalarinin ozellikle 18. yy da Ingiltere de gelistigi gorulmektedir.
Denizde baslayip gelisen sigortacilik,daha sonralari hayat sigortasi fikrinin dogmasina neden oldu. Gemi ve yukunun sigorta edilebilmesi, kaptan, yolcular ve tayfalarin da sigorta edilebilmesi fikrini getirdi. 17.yy.da bir Italyan bankeri olan Tontinin getirdigi Tontines denilen sistemde, belirli kisiler biraraya gelerek, belirlenen bir sure icin ortaya belirli bir para koymakta, sure sonunda hayatta kalanlar parayi aralarinda paylasmaktaydi. Insanlarin cogu, kendilerinin baskalarindan daha cok yasayacaklarina inandiklarindan epey ragbet goren bu sistemde olenlerin maddi kayba ugradiklari dusunulerek ongorulen sureden once olenler icin de, olum rizikosu karsiligi prim odenmesi ongoruldu. Ve hayat sigortalarina bir gecis de bu sekilde basladi.
17.yy.in ikinci yarisi sigortaciligin gelismesine yol acan iki onemli olaya sahne olmustur. Bunlardan ilki sigortacilikta istatistik metod ve tekniginin uygulanmaya baslamasi (Ihtimal Hesaplari), ikincisi ise 2 Eylul 1666 tarihinde Londrada meydana gelen ve dort gun surerek 13.000 evle 100 kilisenin kul olmasina yol acan buyuk yangindir. Kara sigortalarinin dogmasina neden olan bu olay, halk uzerinde buyuk etki yaratip boyle felaketlerin sonuclarina karsi onlem alinmasi fikrini dogurdu. Gelisen bu fikirden hareketle 1667 yilinda Fire Office (Yangin Burosu) kurulmasindan sonra 1684 yilinda buna rakip bir ortaklik seklinde ortaya cikan ilk yangin sigorta sirketi Friendly Society faaliyete gecti. 1688 yilinda Ingiltere de Lloyd's un temellerinin atilmasiyla sigortacilikta yeni bir donem basladi. Londra'da bulunan ve Edward Lloyd adinda bir kisinin islettigi kahvehane, gemi sahipleri, is adamlari ve tuccarlarin deniz ticaretine iliskin bilgi alisverisinde bulunduklari bir mekan olmustur. Burada sefere cikan bir gemi veya geminin yuku uzerine teminat veren kisiler, “Underwriter sifatiyla belgeler duzenleyerek faaliyette bulunmaya baslamislar ve yine bu kisiler Edward Lloydsun olumunden sonra, kendi aralarinda Lloyds adinda bir topluluk kurmuslardir. Lloyds 1871 yilinda Ingiltere Parlamentosunun cikardigi bir kanunla Birlik haline getirilmistir. Lloyds ilk yillarinda sadece deniz sigortalari sahasinda faaliyet gosterirken sonralari kara sigortalari sahasina da gecmis olup, gunumuzde her turlu sigortanin yapilabildigi bir kurulus haline gelmistir. Lloyds, dunyada baska benzeri olmayan, tamamen kendine mahsus bir sigorta kurulusudur. Lloyds bir sigorta sirketi olmayip, sigorta teminati veren sahislarin olusturdugu bir topluluk, bir birlik ve ayni zamanda dunya gemicilik istihbarati konusunda bir merkezdir. Lloyds un en belirgin ozelligi Lloyds uyelerinin butun varliklariyla sorumluluk tasimalari ve hic bir zaman sigortali ile dogrudan temas etmemeleri, iliskinin “Broker denilen araci kisi veya firmalarla temin edilmesidir. Brokerlar Lloyds ile calisabilmek icin buraya kaydolmakta ve musterinin gerek sigorta gerekse tazminat alma islerini takip etmektedirler.
Modern sigortaciligin dogusuna deniz, kara sigortaciligina yangin, kaza sigortaciligina tren kazalari ile iliskin bireysel kazalar onculuk ederken, sanayinin gelismesiyle yasanan buyuk teknik hasarlar, muhendislik sigortalarinin gelisimine yol acmistir.
20. yuzyilin baslarinda sigorta sirketleri her turlu sigorta ihtiyacina cevap verebilecek sekilde orgutlenmelerini tamamlamis¸ kuruluslar olarak etkin hizmet verebilecek duzeye ulasmislardir.
Sorulariniz Icin
han@insurer.com
|
|
|